Evlilik Öncesi Danışmanlık

PDFYazdıre-Posta

EVLİLİK

Evlilikler, ilişkiler her zaman başladığı gibi coşkulu ve mutlu sürmeyebilir. Bazen çiçekler gibi solup can çekişme noktasına gelebilir.
Bu noktada ilişkiyi sorgulamak tekrar eskisi gibi mutlu bir birlikteliğe döndürmek için karşılıklı emek sarf etmek gerekir.
Evlilik Terapisi eşler arasında yaşanan iletişim sorunları, aldatma, güven yitimi, cinsel sorunlar gibi konularda yapılan bir terapi şeklidir. Bir terapist ve eşlerle birlikte yapılır. Haftada 1 seans(1-1,5 saat) olarak uygulanır. Sorunun durumuna göre kaç hafta süreceği uzmanla birlikte kararlaştırılır.

Evlilik Terapisi eşlerle birlikte ve ayrı yapılan görüşmelerle sürdürülür. Evlilik Terapisi uygulaması içinde gerek görüldüğünde MMPI (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri), Rorschach Testi uygulanıp sonuçlar eşlerle paylaşılır.

Evlilik terapisi sosyal,emosyonel,cinsel,ekonomik gibi bir veya bir çok parametrelerde birbiriyle çatışan iki kişinin etkileşimlerini psikolojik olarak değiştirmeyi planlayan bir psikoterapi şeklidir.Evlilik terapisinde, eğitimli bir kişi, hasta çiftle terapötik bağı sağlar ve iletişim yollarıyla bozukluğu düzeltmeye, uyumsuz davranış modellerini değiştirmeye ya da tersine çevirmeye ve kişilik gelişmesini ve olgunlaşmasını özendirmeye çalışır.

Evlilik Danışmanlığı sadece özel bir ailevi çatışmayı tartışması nedeniyle evlilik terapisine göre, alanının daha kısıtlı olduğu düşünülebilir. Evlilik danışmanlığı,çocuk yetiştirme gibi,aslında görev yönelimli, dişli bir özel sorunu çözmeye de çalışabilir. Evlilik terapisi, eşler arasındaki etkileşimi yeniden yapılandırmaya ve bazen eşlerin psikodinamiklerini de araştırmaya çalışır.

Terapi ve danışmanlık evli çiftlerin sorunlarla etkin bir şekilde başa çıkmalarında yardımcı olmaya önem verir. En önemlisi, birliğin veya sorun çözme yaklaşımlarının kapsamlı bir şekilde yeniden yapılanmasını ya da ikisini de birleştirmeyi kapsayan uygun ve gerçekçi hedeflerin belirlenmesidir.

Evlilik terapisi, hiçbir evliliğin devamını garantiye almaz. Gerçekten bazı olgular, bir arada olmaması gereken ve birliğini sürdüremeyen eşleri gösterebilir. Bu olgularda çift ayrı yaşamanın ve boşanmayı sağlamanın zor sürecinin üstesinden gelmek için terapistle görüşmeye devam edebilir. Bu boşanma terapisi adını almaktadır.

Evlilik bozukluklarında terapinin hedefleri; evlilik terapisti her iki eşin birlikte ve bireysel olarak emosyonel gerginliğini ve yetersizliğini hafifletmek ve iyilik düzeylerini arttırmaya gayret gösterir. Genel olarak, evlilik terapisti problem çözümünde paylaşılan kaynakları kuvvetlendirerek, patojenik olanların yerine uygun denetim ve savunmaların konmasını özendirerek, hem emosyonel bozulmanın dağıtıcı etkilerine karşı bağışıklığı ve hem de ilişkinin tamamlanmasını arttırarak ilişki ve her iki eşin gelişimini ilerleterek hedeflere ulaşır.

Terapötik görevin bir bölümü de, her bir eşi evlilikte kişiliğinin psikodinamik yapısını anlama sorumluluğunu ele almaya ikna etmektir. Kişinin kendi yaşamında, eşin yaşamında ve çevredeki diğer kişilerin yaşamlarında davranış etkilerinin sorumluluğu,evlilik uyuşmazlığını yaratan sorunların anlaşılmasını genellikle kolaylaştırdığından üzerinde durulur.

Evlilik terapisi;

1.Evlilik sorunlarını bireysel terapi çözümleyemediğinde,

2.Sorunun başlamasında eşlerin bir ya da ikisinin kesinlikle evlilik olayları ile ilişiği olduğunda,

3.Evlilik terapisi çatışan bir çift tarafından istendiğinde,

Uygulanır.

Eşler arasında iletişim sorunları evlilik terapisi için yeterli bir nedendir. Bir eşin diğerince zorlandığı durumlarda, düşünce veya duygularını diğerine söylemeye çalıştığında sıkıntılı olabilir ve diğerine bilinçdışı beklentilerini yansıtabilir. Evlilik Terapisi, eşlerden her birinin diğerini gerçekçi olarak görmesini sağlayan değişime götürür.

Eşlerin cinsel yaşam gibi bir veya birkaç alandaki çatışmaları, yeterli sosyal, ekonomik, ana baba veya emosyonel rollerin kurulmasında güçlük de tedavi için bir nedendir. Evlilik Terapisti yaygın bir evlilik bozukluğunun bir semptomu olabilecek sadece bir sorunu tedavi etmeye teşebbüs etmeden önce evlilik ilişkisinin tüm özelliklerini değerlendirmelidir

EVLİLİK TERAPİSİ KİMLER İÇİN GEREKLİDİR?

    İletişim Sorunları
    Sadakatsizlik(Aldatma)
    İş-Özel hayat arasındaki dengesizlikler
    Çocukların davranış ve okul sorunları
    Aile bireylerinden birinin kaybı
    Aile-içi çatışmalar
    Çocukluk dönemi travmaları
    Yeniden evlenen çiftler
    Evlatlık alan aileler
    Aile-içi şiddet
    Aile-içi cinsel taciz

Depresyonda Evlilik ve Aile Terapisi

Depresyonda çoğu zaman evlilik ve aile problemleri,hastalıktan önce mevcut olabilir ve patolojik olarak etkileyebilir;bazen yatkınlığı arttırabilir,düzelmeyi yavaşlatabilir.

Eşle güvenli bir ilişkiden yoksun olmak depresyonun ortaya çıkmasına sebep olduğu bilinmektedir:Ebeveyn-çocuk ve kardeş ilişkilerinin de depresyonda önemli bir etken olduğu belirtilmektedir.Depresyonlu birey ve eşin,kişisel ve ortak problemlerle baş etmesi güçtür,bu durumda birbirlerinden uzaklaşmalarına,birbirlerine yardım edememelerini sağlar,artan derecede engellenme ve karşıdakine yabancılaşma yaşamalarına sebep olur.

Depresyon,hastaların çocukları ve ana babaları ile ilişkilerini de önemli ölçüde etkiler.Depresyonlu bireyler,çocuklarıyla başa çıkmada güçlükler yaşar;şefkat ve ilgileri eksiktir,hatta onları bunalımlarının sorumlusu tutarlar.Depresyonlu kadınlar,eş ve annelik rollerinde yetersiz kalırlar.Kişilerarası sürtüşme,iletişim eksikliği,bağımlılık ve cinsel doyum azlığı bu tür evliliklerde sıktır.

Aile ve evlilik ilişkilerinde her aile üyesinin kaygıları ve savunmaları diğer aile üyelerini de etkiler veya onlar tarafından paylaşılır.Mutsuz eşler sıklıkla karşısındaki insanı çatışmada sorumlu tutar.

Depresyonlu ailelerde,evliler arasındaki duygusal katılımda azalma söz konusudur.Bu ailelerde,azalmış sevgi ifadesi,artmış eleştiricilik,suçluluk ve provokasyon doğuracak biçimde diğer eşi kontrol etme eğilim sık rastlanan bulgulardır.Bir eş depresyonda iken,iletişim tarzı da bozulmaktadır.Olumsuz rol dağılımı ve aşırı koruyuculuk söz konusudur.Çiftlerde,sıklıkla ebeveynlikte zorlanma,boş zaman faaliyetleri ile ilişkili sorunlar,ev içinde ve dışında görev yapma kapasitesinde azalma ve cinsel sorunlar göze çarpar.Suskunluklar yaygındır.

Çiftlerden her biri,diğerini olumsuzluk odağı olarak görür.Karşılıklı etkileşimler durağan,gelişmemiş ve değişime dirençlidir.Boşanma ya da ayrılmanın tek çözüm olarak görüldüğü kriz durumlarına kolayca girilebilir.Bu ailelerde karşılıklı yansıtma ve suçlama şeklinde savunma mekanizmaları kullanılır.Aile ya da evlilik terapisinin yanısıra bireysel terapi de uygulanmalıdır.Öncelikle terapi de problemlerin ortaya konması sağlanmalıdır.Her bir eşin ilişkideki bireysel ihtiyaç ve isteklerinin açıklanması,uyumsuzluk konusunda kişinin kendi katkısını tanımasını sağlamak,zorlanma ve suçlamanın azaltılması,birlikte problem çözmenin artırılması ve her bir eşin duygularını ifade etmesi ve eşinide doğru olarak işitme yeteneğinin artırılması sağlanmalıdır.

Terapinin can alıcı noktası,bireylerin kendilerini değiştirme çabalarını desteklerken,diğerini değiştirme çabalarını da durdurmak olmalıdır.

Ayrıca eş ve diğer aile bireylerinin depresyon konusunda eğitilmesi ve bilgilendirilmesi gereklidir.

Evlilik sorunları nedeniyle terapistlere başvuruların arttığı gözlenmektedir.Bu sorunları sadece evlilikte yaşanan sorunlar olarak değil,evlilik öncesi aday eşlerin arasındaki ilişkilerle başlamakta,evliliğe hazırlık ve evlenme süreciyle artmakta,çoğu aile içinde de devam etmektedir.Evlilik danışmanlığının yanısıra eş seçimi konusunda da danışma talepleri artmaktadır.

Özellikle bizim toplumumuzda evliliklerin uyumlu ve huzurlu bir şekilde devam etmesi için çok farklı etmenlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.Eşlerin uyumu kadar eşlerin ailelerinin uyumu da önemlidir.Çoğu evliliklerde eşlerin kendi aralarındaki sorunlardan ziyade,ailelerin işe karışmasıyla sorunlar başa çıkılamaz hale gelmektedir.Erkek ya da kadının kendi sorunları karşısında kararlarında bile ailesine bıraktığı ve bağımlı olduğu göze çarpmaktadır.Çok kişinin işe karışması da kadın erkek ilişkilerini daha da karmaşık hale getirmekte ve olumsuz yönde etkilemektedir.Bizim toplumumuzda aileler kız ve erkek çocuklarına farklı davranma eğilimindedirler.Bu ileride kız ve erkek çocuklardan beklenen şeyleri de farklı kılmaktadır.Kadın ya da erkeğin aile kavramına bakışını etkilemekte ve eşler ile anne babalar arasında kalınmasına sebep olmaktadır.

En önemli evlilik sorunlarından bir diğeri de evlendikten sonra evlenen kişilerin birbirini tapulu malları gibi görmeleridir.Eşlerden biri ötekini ya da ikisi de birbirini değiştirmeye,kendi düşündüğü şekilde kalıba sokmaya çalışmakta,bu olmayınca da ciddi tartışmalar ortaya çıkmaktadır.Eğitimli bireylerde bile bu duruma çok sık rastlanmaktadır.

Eşler arasındaki cinsel uyum da çok önemlidir.Bu uyum yitirilince evliliği devam ettirmek zorlaşmakta,çiftler arasında dışarıda arayışlara girilmekte ve evlilik çekilmez hale gelebilmektedir.

Eşlerin kişilikleri,hayata bakış açıları,gelecekten beklentileri de evlilik uyumunda dikkat edilmesi gereken şeylerdir.Ayrıca eşler evlenmeden önce birbirlerini tam anlamıyla tanıyamamakta ya da kişiler gerçek kişiliklerini birbirinden saklayabilmektedir.Böyle bir durumda evlendikten sonra kişilerin beklediğini bulamamasına sebep olmaktadır.

Evlilik kadar boşanma da doğal bir şeydir.İki kişi anlaşamıyorsa yapılacak şey boşanmaktır.Böyle bir durumda da kişiler birbirini kırmadan,suçlamadan olmalıdır.Mutsuz ve uyumsuz bir evlilik hem çocuklara,hem de evlilere boşanma olayından daha çok zarar verebilir.Boşanma olayı çocuklara anlayabildikleri bir dille anlatılmalı,çocuk birbirini cezalandırmak için kullanılmamalı,bu olayın onun yüzünden olmadığı belirtilmeli ve eşler çocuğa birbirlerini kötülememelidir.

Evlilik terapilerinde eşlerin birbirlerine ve evliliklerine şans vermek isteyip istememesi önemli bir konudur.Evlilik ilişkisinin düzelmesi emek ve sabır ister.Evlilik terapistleri terapiye gelen eşlere evliliği devam ettirme ya da boşanma konusunda herhangi bir telkinde bulunmamalı,kararı kişilere bırakmalıdır.Evliliğin devamı ve boşanmanın olacağı durumlarda yaşanabilecek şeylerle ilgili kişileri bilgilendirmelidir.Eğer evliliği devam ettirme kararı alındı ise birbirlerini değiştirmekten çok uyumu artıracak tedbirler üzerinde durulmalı,eşler birbirlerinin olumlu özelliklerini ön plana çıkartmalı ve bunları güçlendirmelidirler.

Evlilik öncesi dikkat edilmesi gereken en önemli şey kendini ve eş adayını tanımak,evlilikten ne beklediğini bilmek,seçilen eşle değer yargılarının uyumlu olmasına dikkat etmek ve birbirini değiştirmeye ya da özellikle olumsuz yönlerini bulup onu sürekli eleştirmeye yönelmekten kaçınılmalıdır.

www.icdem.com