Ramazan Ayı Ve Orucun Faydalar

PDFYazdıre-Posta

Oruç, ruhi ve bedeni yönün faydalarındandır ki büyük bir ahlak okuludur.

Oruç Şer'i ıslahata göre: tutmaya ehil kimselerin niyet ederek fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar, orucu bozan şeylerden korunmalarıdır. Yani oruç belli bir zamanda midenin ihtiyaçlarından ve cins arzulardan fiili olarak, uzaklaşmaktır. Belirli zaman fecr-i sadık'ın doğmasından, (yâni İslâm dininin gündüz kabul ettiği zaman) güneşin batmasına kadar olan zamandır. Oruca ehil olanlar ise hayız ve nifas durumunda olmayanlar, akıllı ve Müslüman kimselerdir. Niyetten maksat, tereddütsüz ve kesin olarak ibadeti adetten ayıracak şekilde bir fiili yapmaya kalbin azmetmesidir. Orucun rüknü ise: orucu bozan hallerden korunmaktır. Orucun zamanı: fecr-in doğuşundan güneşin batışına kadar geçen zamandır. (Yani Bir Gün)

Orucun Faydaları: Her şeyden önce Allah Tealaya İtaat ve ibadettir. Çünkü oruç yalnız Allah içindir. Kullar oruç sebebi ile Allah'ın rızasına nail olurlar. Kişi oruç sebebi ile daha önceden kazandığı günahlardan kendisini uzaklaştırarak ruhi ve bedeni olarak da faydasına nail olur. Oruç bir yıldan öbür yıla kadar işlenen küçük günahlara kefaret olduğunu yine islami kaynaklarımızdan öğrenmekteyiz. Çünkü oruç, Allah'ın emirlerini tutmak yasaklarından sakındırmaktan ibaret bulunan takva bir yaşantıyı gerçekleştirmektir. Ey iman edenler! oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. Bakara 183. Ayet.(kaynak İslam Fıkıh ansiklopedisi)

Oruç mümini birçok yönden eğitir. Öncelikle nefse karşı savaşta kazanmayı öğretirken, Psikolojik anlamda da dürtülerini kontrol etmeyi öğretir. Nefsani arzulara karşı, şeytanın vesveselerine karşı büyük bir mukavemet olan oruç, psikolojik olarak da duyguları kontrol etmeyi öğretir. Oruç sebebi ile insan mahrum kaldığı şeylere ve karşılaşacağı sıkıntılara, korku ve kaygılara karşı sabretme alışkanlığını kazanır. Yani psikolojik olarak da ilişkilerini ve duygularını frenli kullanarak akıl, irade ve duygu dengesini sağlamayı öğrenir. Oruç, gizli ve açık her zaman emanete riayet edilmesini öğretir. Yani ahlaklı olmak için beşeri anlamdaki yasaların yaptırımı değil inanç anlamındaki Allah'ın helal ve haramlarına vicdani olgunlukla yaşamanın iç disiplinini ve dürüstlüğün mükemmelliği ile hem kendine hem sorumluluklarına karşı adil ve adaletli olmayı öğretir. Oruç iradeyi kuvvetlendirir, gayreti biler, sabrı öğretir, zihnin berraklaşmasına, düşüncenin parlamasına, geçerli ve isabetli düşüncelerin ilhamına yardımcı olur. Lokman hekimin oğluna ''Oğlum! Mide dolduğu zaman düşünce uyur, hikmeti dilsiz olur, azalar Allaha ibadetten geri kalır'' dediği gibi. Oruç biyolojik olarak da damar sertliği bulunan hastalar için çok yararlıdır. Yakılmayan yağlar akşama doğru yakılır. Kandaki kolesterol ve lipit miktarı azalttığı için damarların kendini tamir etme ve temizleme fırsatı bulunur. Oruçlu iken kanın hacmi azaldığı için tansiyonu düşürerek kalbi rahatlatır. Ayrıca oruçluyken vücut zehirli ve toksin maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Oruçlu olmadığı zamanlarda vücut sürekli metabolizma faaliyetleriyle uğraştığı için neler olup bittiğini anlamayabilir. Oruçlu olduğumuz zamanlarda ise vücut olup biten faaliyetlerin kontrolünü yapar ve vücudun direnme gücünü artırır. Oruçlu iken vücut sindirime fazla vakit harcamaz. Böylece vücut savunma ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Oruç tutmak kişiyi sağlıklı bedene kavuşturacağı gibi kilo verilmesini de kolaylaştırabilir.(Kaynak hastaliktedavi.net). Ayrıca sigara gibi zararlı alışkanlıklardan kişinin kurtulmasına vesile olabileceği gibi; manevi anlamda da İnsanda ki merhamet ve kardeşlik bağlarını geliştirerek, insanların yardımlaşma ve dayanışma bağlarını kuvvetlendirir. Kişinin açlık hissetmesi fakir, hasta ve ihtiyaçlı insanları anlamasına yani empati kurmasına yardımcı olurken; aynı zamanda da zor durumdaki insanların derdine ortak olması gerektiğinin duygusunu ve davranışını oluşturur. Kısaca toplumsal ahlakı güzelleştirdiği gibi, yardımlaşma, dayanışma, sevgi, merhamet, hoşgörü, huzur ve daha birçok insani değerler katarak İradeyi güçlendirir. Komşusu açken kendisinin tok yatmaması gerektiğini, israfın haram, milli ekonomiye ve aile ekonomisine zararları sebebi ile fakir ve ihtiyaçların hakkının korunması duygusunu kuvvetlendirerek davranışa dönüştürür. Dolayısıyla oruç maddi ve manevi olarak her türlü kötü düşünce, duygu, tutum ve davranışlardan, kaçınmayı öğretir. Yine orucun kuvvetli bir inançla tutulması imanının gereğini yerine getirmesiyle güven duygusunun güçlenmesine vesile olduğu içindir ki kişi aynı zamanda, mutluluk hormonunun (endorfinlerin salınımıyla da çok mutlu olur). Psikolojik olarak kendini mutlu hisseden bir insan depresyon anksiyete ve strese karşı oldukça dayanıklı bir vaziyetle ibadetini sürdürdüğü gibi, diğer zamanlarda da içselleştirerek devam ettirilebilir. Çünkü inancının gereğini yapmak kişiye inancına itaat duygusuyla kendine güveni geliştirdiği gibi, iyiyi, güzeli ve doğruyu yaşadığı için kendine saygı duygusuyla değerlilik kazandırdığı içindir ki psikolojideki id, (dürtüler) ego (kişilik) süper ego (ebeveynlerden öğrenilen değerler) de tıpkı anayasal sistemdeki kuvvetler ayrılığı gibi birbirini denetleyen mekanizmalar olarak; imani limana yanaşıp ikamesiyle Allah'ın rızasını kazanabilmek için, planlı ve uyumlu bir biçimde, Allah'ın sanatı olan insanın beden ve ruhunda, demirlemeyle rıza-i ilahiyeye mazhar olabilmek! için tam teslimiyetle başta Oruç tutulan Ramazan iklimi olmak üzere, gerek vacip oruçlar ve gerekse nafile ve mendup oruçları büyük bir ulvi duygularla tutmaya devam ederler. Bilindiği üzere islam da iyiliklere, iyi işlere on misli karşılık verilirken, sadece oruç bundan istisna edilmiştir. Orucun mükafatını yüce Allah kendi üzerine almıştır. "Oruç benim içindir, onun mükafattını bizzat ben vereceğim" buyurmuştur. Çünkü oruçta iki özellik vardır:

1-Orucun hakikatı yememektir. Bu ise gizli bir şeydir, insanlar bunu görmez. Böylece riya da buna yanaşamaz.

2-Diğeri Allah Teala'nın ve insanın düşmanı şeytandır. Şeytanın askerleri ise arzu ve isteklerdir. Oruç onun askerini kırar. Çünkü orucun hakikatı arzu ve istekleri terk etmektir. Bunun için Peygamber Efendimiz sahih bir hadislerinde: "Şeytan insan vücudunda kanın dolaştığı gibi dolaşır. Onun geçiş yolunu açlıkla tıkayınız" buyurur... Kuran'ı Kerimde Bakara suresinin 183,184,185,187. Ayetlerinin meal ve tevsirini yapan müfessir ve islam alimlerinin dediği gibi ayetlerin okuyucuda bıraktığı etki Allah'ın müminlere yakınlığı, kurbiyet ( Bir şeye kendi gayretiyle yakınlaşmak.) ve ünstür (tasavvuf anlamıyla hak ile huzurda bulunma hali). Açıklamalarından Rabbi bu ayetlerle kulların ellerinden tutar ve kendine yakınlaştırır. Onları rahmet ve Şefkatle terbiye eder. Kulluğun kolay olduğunu ve bu kolay emirlerin, nehilerinde yine insanların faydası için konulduğunu biz insanlara haber verir. Bundan dolayıdır ki Müslümanlar Kur'an'ın indirildiği ramazan ayını hasretle beklemeye başlarlar ve Ramazan'ın diğer aylardan yüksek maneviyatı dolayısıyla çok farklı bir mevsim olduğunu bütün hücreleriyle hissederler. Ramazan ayı aynı zamanda 11 ayın manevi ticaretin hasat zamanıdır.

Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiği bir kudsi hadiste, Peygamber Efendimiz Allah Teala'dan naklen şunları anlatır:

"Adem Oğlunun bütün amelleri kendisi içindir. Fakat oruç böyle değildir. O benim içindir. (Yani onu benden başkası bilmediği için sadece benim için yapıldığı kesindir. Nefsin hazzı yoktur. Aksine nefsi kırmak için oruç tutulur.) Onun mükafaatını bizzat ben vereceğim. (Yani diğer ameller gibi belli bir karşılık yoktur. Onun mükafattı kat kat fazla olarak verilecektir. Karşılığı belirsiz bırakılmıştır...) Oruç insanı koruyan kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu zaman kötü konuşmasın, cahilce davranmasın. Eğer biri ona söver ve kavga ederse: Ben oruçluyum.. desin. Yine Ebu Hureyre radıyallahu anhden: Resulullah sallallahu aleyhi ve selem şöyle demiştir: Üç kimsenin duası reddolunmaz: iftar edinceye kadar oruçlunun, adaletli devlet başkanın ve mazlumun .

Allah her Müslümanın tuttuğu orucu kabul ve makbul eğlesin. Emrettiği şekilde adil ve adaletli olmayı her bir kuluna nasip etsin. Allah kendi kelamının talebesi olmayı tüm insanlığa nasip etsin.

Ulusal ve siyasi ‘’Yeni Söz Gazetesi’’nde 25.06.2015 tarihinde yayınlanmıştır.

Zekiye Çapan

Psikolojik ve Eğitim Danışmanı

www.icdem.com/Facebook-Zekiye Çapan