DİKKAT EKSİKLİĞİ, HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU NEDİR?

PDFYazdıre-Posta

Çocuklarının aşırı hareketliliğinden ve odaklanamama davranışlarından sıkıntılı annelerin gün geçtikçe çoğaldığını bu konudaki danışmanlık talepleri, diğer sosyal çalışmalar ve yazılı, görsel medyadan da görmek mümkündür. Çocukların aşırı hareketliliği özelde anneleri, genelde ise aileyi yorduğu içindir ki en fazla üzerinde durulan problemlerin başında davranışlarla ilgili sorunlar gelmektedir ve danışmanlıklara da bu sorun getirilmektedir.

Getirilen sorunların farklı nedenleri elbette ki vardır, ancak benim çoğunlukta gördüğüm odur ki aileler çocukların hangi yaş diliminde hangi davranışları sergileyebilecekleri ve hangi davranışlarını kontrol edebileceklerine dair bilgi sahibi olamama tespitim vardır.. Örneğin 3 yaşındaki bir çocuk için çok dik kafalı, inatçı ve laf dinlemiyor tanımlamaları vs. Bu tanımdan bakıldığında 0-6 yaş grubundaki çocukların bir bilim adamı edasıyla asıl amaçlarının dokunarak keşfetmek ve oynayarak da nesnelerle bir dünya oluşturmaktır, hal böyle olunca da aile çocuğun o döneminin "ben merkezci" ve somut merakının normal olduğunun bilinç ve farkındalığını taşımıyorsa çocuğa karşı oluşturduğu tutum sıkı disiplin veya gevşek eğitimle çocuğa yaklaşımları çocukları anlayamayacakları ve onların duygu dilini konuşamayacakları içindir ki çocukların gelişim cağının özeliklerinden olmak üzere onların, dünyasındaki olup bitenleri de bilmeyeceklerdir.

Halbuki muhatap çocuk/ergen/ genç, kim olursa olsun, temel ilke önce onu anlamak, sonra anlatmak ve sonrasında da anlaşmak olursa işte o zaman aşırı hareketlilik ve hiperaktivite diye tanımlanan sorunun içinde bulunduğu gelişimsel dönemin normal bir sonucumu veya öz denetim beceri eksikliği mi yahut da öğrenmede bir sıkıntı olup olmamasının anlaşılabilmesi için özellikle annelerin çocukların bir öğrenme açlığı olduğunu. bağımsızlıkları artığı için uğraşlarının amaca yönelik olabileceğini bilmelerinin hem onları hem de çocukların davranışlarının bastırılmaması acısından rahatlatacağı gibi.ailenin kaygılarını ve stresini ortadan kaldıracaktır. Buradan hareketle annelerin her hareketli ve kıpır kıpır çocuğa kesin hiperaktiftir ön yargısıyla yaklaşmamalı ve aynı zamanda da her zaman söz dinlememesinin de bir davranış bozukluğu sayılmayacağını özellikle belirtmek isterim. Bu tespit ve tavsiyelerimden sonra dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu nedir? Bilimsel kaynaklardan anlatmaya çalışacağım...

Dikkat eksikliği bozukluğunun temel özelliği, kalıcı ve sürekli olan dikkat süresinin kısalığı, engellenmeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle davranışlarda ya da bilişte ortaya çıkan ataklık ve huzursuzluktur. Bunun sonucu olarak çocukta gelişimsel olarak uygunsuz, dikkatsizlik ya da aşırı hareketlilik ve ataklık vardır. Başlangıcı genellikle 03 yaş dolaylarında olmakla birlikte, tanı düzenli öğrenim için gerekli dikkat süresi ve yoğunlaşmanın gelişmesinin beklendiği ilkokul yıllarında konulmalıdır.

DEHB doğuştan gelen bir bozukluk olduğu ve bebeklik döneminde uyku azlığı, bozuk uyku düzeni, uyarılara aşırı duyarlılık, ışık, ısı, gürültü gibi çevresel değişikliklere aşırı tepkilerle kendini göstermeye başlar. Oyun dönemine geldiklerinde aşırı hareketlilik, duygusal değişkenlik, oyun ve oyuncaklarına yaşlarından beklenen odaklaşmayı yapamama, bebeklikten beri süre gelen uyku düzensizliklerinin yanı sıra, söz dinlemeyen, aşırı yaramaz, yerinde duramayan çocuklar olarak annelerinin dikkatini çekebilirler. Ancak tanının koyduğu yaş okula başlama dönemi olan 06/07 yaşlarıdır. Çünkü bu yaşlar çocuğun okula ya da sınıf kurallarına uymadığı, dikkatsizliğinden dolayı konuya odaklaşmada güçlük çektiği, akademik başarısındaki düşüklük, ataklık ve aşırı hareketliliğe bağlı olarak arkadaş ilişkilerinde bozulma gibi yakınmalarının yoğunlaştığı dönemlerdir.

Yapılan Klinik muayenelerde temel belirtilerden dikkat azlığı, odaklaşma güçlüğü, hiperaktivite ve ataklık gözlenebildiği bilinmektedir. Çoğunlukla zekâları normal olmakla birlikte okuma ve yazma gibi akademik testlerde bozulmalar; özellikle hece, harf atlamaları, çizim bozuklukları tespit edilebilir. Çoğunlukla kaba ve ince motor hareketlerinin düzenlenmesinde bozukluk, sağ-sol ayrımının gecikmesi mevcuttur.

Ailelerin çoğunluğu çocuklarındaki aşırı hareketliliği ilk kez bağımsız hareketlerin başladığı sıralama veya yürüme döneminde fark ederler. Ancak bu dönemde aşırı hareketli olan bu çocukların çoğunda DEHB gelişmemektedir. Bu yüzden erken yıllarda tanı koyarken dikkatli olunması gerekilmektedir. Genelde bozukluk ilkokul döneminde çocuğun okula uyumunun aksamasıyla tanınır. Klinik olarak özellikle dikkat eksikliği ve ataklık belirtileri hayat boyu sürebilmektedir. Genellikle ergenlik döneminin sonuna doğru(20 yaş civarı) belirtiler azalmakta, sönmekte ya da bu yaştan sonra biçim değiştirerek bazılarında erişkinlikte de devam ederek davranış sorunları ve anti sosyal kişilik bozukluğu gelişme riskini de arttırmaktadır. Bu seyir ve riskler anne babanın dikkatli farkındalığıyla beraber zamanında ve yerinde destek alması yani tedavisini zamanında yapması bozukluğu en az düzeye indirebilmektedir.

KAYNAK: Prof Dr. Nevzat YÜKSEL, Ruhsal Hastalıklar